abone ol




Kullanıcı Adı

Şifre


          Şifremi Unuttum?




İletişim

  • 0216 550 46 26




ATATÜRK VE EĞİTİM


Ödev Bilgileri

 Sayfa Sayısı : 7 Sayfa
 Dökümanın Dili : Türkçe
 Döküman Türü : Word Dökümanı
 Kaynakça :
 Resim/Şekil :
 Tablo :



Sitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Eğitim ve öğretim amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden gözden geçirilmesi yoğun bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde lütfen iletişim mailimizden bize durumu bildirin. Siteden kaldırılması için mesajınıza dosya numarasınıda ekleyerek bize yardım merkezinden gönderebilirsiniz. İlgili dosya 48 saat içerisinde derhal siteden kaldırılır.. Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..
Dosya No: 104443 - | Yardım Merkezi için Lütfen Buraya Tıklayınız

Eğer üye iseniz giriş yapıp dökümanı indirebilirsiniz.


Ödevin Özeti

ATAÜRK’ÜN EĞİTİM KONUSUNDA GÖRÜŞLERİ VE FAALİYETLERİ
Ulu Önder Atatürk, eğitime verdiği değeri birçok tarihte ve çeşitli yerlerde yapmış olduğu konuşmalarda açıkça dile getirmiştir.
Atatürk, Kurtuluş Savaşının, en zor ve kritik döneminde, deyim yerindeyse başını kaşıyacak zamanı yokken bile, eğitim konusuna eğilmiştir. Bu düşünce ile 16 – 21 Temmuz 1921 tarihleri arasında Ankara’da Milli Eğitim Şûrasını toplamıştır. Ulu Önderimizin de katıldığı bu şûrada, yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin izleyeceği yeni eğitim politikasının ana doğrultusu çizilmiştir.
Bursa’da 27 Ekim 1922 tarihinde yapmış olduğu konuşmasında ise, öğretmenlere şu şekilde seslenmiştir. “Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam ettireceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız. Ben ve sarsılmaz imanla bütün arkadaşlarım, sizi takip edeceğiz ve sizin karşılaşacağınız engelleri kıracağız”
Ulu Önderin Samsun’da 22 Eylül 1924 tarihindeki konuşmasında yine öğretmenlere “En önemli, en temelli, nokta eğitim sorunudur. Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı yüksek bir toplum olarak yaşatır veya bir milleti köleliğe ve yoksulluğa terk eder” demiştir.
Atatürk, ülkesinin ve milletinin geleceğini, Türk Milletinin gerçek kurtuluşunu, çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkmasını ve başarılı olmasını eğitimle ilişkilendirmiştir. Yine bununla ilgili Kurtuluş Savaşı’nın sonunda sorulan şu soruya, verdiği cevap, eğitime verdiği önemi gözler önüne sermektedir.

“- Vatanı kurtardınız, Şimdi ne yapmak istiyorsunuz?”
“- Milli Eğitim Bakanı olarak millî irfanı, ulusal kültürü yükseltmeye çalışmak en büyük amacımdır.”

Büyük Önder, gerçekte hiçbir zaman Milli Eğitim Bakanı olmamıştır. Fakat yaşamı boyunca sanki kendisi Milli Eğitim Bakanı gibi eğitimle ilgilenmiş, eğitim sorunlarına çözümler aramıştır.
Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda ülkedeki okullar oldukça yetersizdi. Ağırlıklı olarak dine dayalı okullar varlığını sürdürüyordu. Ulusal sınırlarımız içerisinde 500 kadar ilkokul, 250 kadar rüştiye, 22 idadi, 20 sultani ve 1 adet de üniversite vardı. Rüştiye mektepleri “ortaokul” adını alıyor ve öğretim 3 yıl oluyor, idadi ve sultanilere “lise” ismi veriliyor ve sayısı 11’e düşürülüyor. Diğerleri ortaokula çevriliyor. Üniversite ise Ankara’ya taşınıyor ve bugünkü Ankara Üniversitesi 1924 yılında kurulmuş oluyor.
Ulu Önder Atatürk ilk olarak 3 Mart 1924 tarihinde “Tevhid-i Tedrisat” Kanunu’nu çıkartarak, dine dayalı okullara son vermiş ve okulların tamamının Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında toplanması sağlanmıştır. Böylece eğitimde birlik sağlanmış ve ikilem ortadan kaldırılmıştır.
Atatürk 1 Kasım 1928 de Harf İnkılâbını yaparak, eğitimde ikinci büyük adımı attı. Buna göre Arap alfabesi kullanımı ortadan kalktı ve çağdaş Latin alfabesi kabul edildi. Halkın % 90’ı okuma y...
- Üye olup tamamını bilgisayarınıza kaydedebilir, üzerinde değişiklik yapabilir, yazıcı çıktısı alabilirsiniz.