abone ol




Kullanıcı Adı

Şifre


          Şifremi Unuttum?




İletişim

  • 0216 550 46 26




BEYAZ DUA


Ödev Bilgileri

 Sayfa Sayısı : 2 Sayfa
 Dökümanın Dili : Türkçe
 Döküman Türü : Word Dökümanı
 Kaynakça :
 Resim/Şekil :
 Tablo :



Sitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Eğitim ve öğretim amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden gözden geçirilmesi yoğun bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde lütfen iletişim mailimizden bize durumu bildirin. Siteden kaldırılması için mesajınıza dosya numarasınıda ekleyerek bize yardım merkezinden gönderebilirsiniz. İlgili dosya 48 saat içerisinde derhal siteden kaldırılır.. Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..
Dosya No: 154056 - | Yardım Merkezi için Lütfen Buraya Tıklayınız

Eğer üye iseniz giriş yapıp dökümanı indirebilirsiniz.


Ödevin Özeti

BEYAZ DUA
Beria Özkaya
Mecnunsuz bir leyle-i Leylâda, kar yağarken sokaklara, düşlerim üşüyor gizlice. Kafam kurulu bir saat gibi. Hep aynı yerde ve hep aynı zamanda ve hep aynı şeyleri sorguluyor. Zorlu bir süreçti. Bitmişti. Onun deyimiyle çok acı çekmiştim. Yani acılarıma değmiştim. O, olması gerekendi; ya bu? Buna ne demeli? İkinci ve daha zorlu bir süreç. Bu sefer gerçekten yalnızdım. O çekip gitmişti. Cebinde korkuları vardı. Evini çantasında, yüreğini kafasında taşıyan çocuk yoktu artık.
Taksimin insan kokan, isyan tüten caddelerinde, saatler tam akşamı gösterirken, korku, ümit ve heyecan sağanağı altındaki buluşmalarımız, sararmış mektuplardan süzülen yalnızlıklara dönüşmüştü çoktan.
Nereye gidelim, rutin sorusu sorulur. (Önce içecek birşeyler alınmalı. Caddenin başında ve ortasında bulunan bayilerden birine insiyakî bir hareketle yönelinir. O şey alınır. Paranın üstü intizamsız ve gayri ihtiyari bir biçimde çantanın ön tarafına atılır.)
Soru hâlâ cevapsızdır.
- Nereye gidiyoruz?
Açıkçası -kapalısı neyse- ben buraları fazla bilmiyorumların arkasına şemsiyesiz bir yağmur vakti gibi sığınışlar.
Ben de bilmiyorum, itirafları.
Başımız ayaklarımıza ram olmuş. Sürükleniyoruz biteviye. Nereye? Her zamanki gibi. Karar verilmiştir.
Bizim dışımızda. Bizim için.
Gidilir. Önce çantalarımıza ve montlarımıza yer bulunur. Onlar itina ile yerleştirilir. Bulundukları yerde bizim hiç ulaşamayacağımız huzura terk edilir. Sonra o, ya da değişen her günle ben otururuz. Ki mesafe fazla olmamalı. Mutlaka. Seslerimiz birbirine değmeli, ellerimizin aksine. Mesafe önemli. Hem de çok. Duyabileceğimiz kadar yakın, dokunamayacağımız kadar uzakken birbirimize, beklenen soru ve çoğu zaman beklenmeyen cevapla yolculuk başlar.
- Nasıldı günün?
- ..............
- Nasıldı dünün?
- ................
Dili geçmiş zamanlardan soğuk bir esinti. Dün ve gün arasında hiç olmayan benzerlik, dili geçmiş zamanlara ait soru ekiyle var edilmeye çalışılıyordu. Dün gün...
- Üye olup tamamını bilgisayarınıza kaydedebilir, üzerinde değişiklik yapabilir, yazıcı çıktısı alabilirsiniz.